Hikaye Hane [- Aşk Sevgi Dostluk Dini İbretlik Komik Korku Duygusal Asker Hikaye ve Hikayeleri -]
Hikaye Menü


Bursa Web Tasarım
Hikayeleri
genç
islam
Fireworks Dersleri
Bursa Emlak
horozun fendi tilkiyi yendi
Tilki, birkaç gündür çiftliğin etrafında fırıldak gibi dönüyordu.
Bakışlarındaki bütün dikkat çiftlik evinin yan tarafındaki tavuk
kümesinde toplanmıştı. “ Ah “ diyordu, “ Ah, şu semiz tavuklardan
birisini, ikisini yakalasaydım da çıtır çıtır yiyiverseydim, ne olurdu
sanki? Karnım doyardı, sonra da güzel bir uyku çeker yarına kadar
yiyecek derdim olmazdı ” diye düşünürken çiftlik sahibinin kümesin
önündeki kuyudan su çekmeye gittiğini gördü. Kaşlarını çattı. Yüksek
sesle:



“ Fakat bunlar rahat bırakmazlar ki, adam, karısı, oğlu, kızı sabah gün
doğarken kalkarlar, bütün gün çiftliğin avlusunda oraya buraya
koşuştururlar. Ne zamana kadar? Ta akşam oluncaya kadar. Peki akşam
olunca bunlar yatar uyurlar da meydan bana mı kalır? Yooo…Gecelerin
hakimi Popsi’dir. Benim gibi üç tanesini bir araya getirsen ancak bir
Popsi eder. İriyarı, kalıplı bir köpektir kendisi. Geceleri hiç
ayrılmaz kümesin önünden. Bazı geceler yere yatar, uyur gibi yapar.
Bilirim ben onun iki gözü açık uyuyanlardan olduğunu. Geceleri değil
kümese girmek, çiftliğin avlusuna adım atmayı kendi kendime teklif bile
edemedim “ diyerek sitem etti.



Ertesi gün tilki sevinçten neredeyse kanatlanıp uçacaktı. Çiftlik
sahipleri öğle vaktine doğru temiz elbiselerini giymişler, arabalarına
binip şehre misafirliğe gitmişlerdi. Belli ki birkaç günden önce
dönmeyeceklerdi. İkindi zamanı olmuştu. Popsi sıcak havanın etkisiyle
gevşemeye başladı. Zaten bütün gece uyumamıştı. Göz kapakları
ağırlaşmıştı. Gezerken dalıyordu. Birkaç kere neredeyse yere düşecekti.
Sonunda dayanamadı, gitti kulübesinde uyumaya başladı.



Tilki Popsi’nin haline için için güldü. Sessizce çiftliğin avlusuna
süzüldü.Kümesin yanına sokuldu. İçeride tavuklar yem yiyorlardı.
Kapının sürgüsünü çekti. En yakınında duran tavuğu kaptığıyla, kümesin
kapısını kapatıp ormana doğru kaçması bir oldu. Kümeste bulunanlardan
hiçbirisi bu durumun farkına varmadı. Tilki geceyi ormandaki bir ağaç
kovuğunda geçirdi. Ertesi gün yine ikindi vakitleri Popsi kulübesinde
uyurken kümese geldi. Aynı şekilde kapının sürgüsünü çekti, en
yakınında duran tavuklardan birini yakaladı, kapıyı kapatıp ormana
doğru koşarak uzaklaştı.



Kümeste bir horoz vardı. Adı “ Kırmızı “ idi. Geriye kalanların hepsi
tavuktu. Tilki kümese dadanmadan önce on dört tane tavuk vardı. Kırmızı
o sırada kümesin köşesinde tahtadan yapılmış tünekte oturmuş,
pencereden dışarısını seyrediyordu. Tilkinin kümese girip tavuklardan
birini kapıp götürmesine film seyreder gibi bakakaldı. Kendisini
çarçabuk toparladı. Aniden tünek penceresinden kümesin ortasına doğru
uçtu. Avazı çıktığı kadar “ ü-ü-rüü-üüüü “ diyerek ötmeye başladı.
Amacı, Popsi’yi uyandırıp tilkiyi yakalamasını sağlamaktı. Belki
tilkinin götürdüğü tavuk kurtarılabilirdi. Hemen durumu kümesteki
tavuklara anlatıp, tavukların “gıt gıt gıdak, gıt gıt gıdak” diye
bağırmalarını sağladı. Aradan dakikalar geçtiği halde Popsi yardıma
koşmadı.



Saatler sonra Popsi uyandı.Ağır ağır gerindi.Kulübesinden dışarı çıktı.
Hava kararmaya başlamıştı, akşam oluyordu. “ Ne güzel uyumuşum!..Şöyle
bir çıkıp dolaşayım “ dedi kendi kendine. Tam kümesin önünden geçerken
duyduğu sesle irkildi. Birisi onu çağırıyordu. Kümese doğru yaklaştı.
Seslenen horoz Kırmızı idi:



“ Popsi nerelerdesin? Sen gündüz uyurken tilki geldi. Kümesin kapısını
açıp bir tavuk kaptı, kapıyı kapatıp kaçtı. Seni uyandırmak için
hepimiz bağırdık. Fakat sen koşup gelmedin. Ayrıca bir tavuk daha
kayıp. Çiftlik sahiplerinin gitmelerini fırsat bildi bu tilki, iki
günde iki tavuk çaldı. “



Popsi kulaklarına inanamadı. Tilkinin kendisini önemsememesi canını
sıkmıştı. Gözlerini iri iri açarak: “ Vay be..Bu ne cesaret..O tilkiyi
bir yakalarsam dünyasını karartırım..Ne sanıyor ya bu tilki kendisini “
diye bağırdı.



Kırmızı, Popsi’ye susmasını işaret ederek: “ İş işten geçtikten sonra
sinirlenmenin ne anlamı var? Bir plan hazırladım. Şimdi beni iyi dinle
“ dedi.



Planı dinleyen Popsi gece nöbetine devam etti. Aynen iki gündür olduğu
gibi ikindi vaktine doğru ayakta uyuklamaya başladı. Kulübesine girdi.
Kapısını kapattı. Fakat uyumak için kulübeye girmemişti. Plan gereği,
kulübesinin arka tarafındaki tahtalardan birinin çivilerini geceden
sökmüştü. Tahtayı yerinden alıp sessizce dışarı çıktı. Çiftlik evinin
arkasından öbür yandaki kümesin arkasına geldi. Kırmızı ve tavuklar da
bütün gece boş durmamışlar, kümesin köşesindeki tüneğin tahtalarını
aralayıp, Popsi’nin geçebileceği kadar bir yer açmışlardı. Popsi
buradan tüneğe girdi. Tahtaları yine eski durumuna getirdi. Tünek
kapısının arkasında yere yattı. Tavukların hepsi tünekteydiler. Sadece
Kırmızı kümesin ortasında dolaşıyordu.



Tilki Popsi’nin kulübesine girmesinden sonra bir yarım saat bekledi.
Popsi’nin uyuduğuna kanaat getirdi. Çiftliğin avlusuna girdi. Kümesin
önündeki kuyunun duvarı arkasına saklandı. Etrafı dinledi. Her şey
yolundaydı. Kuyunun duvarı üstünden başını kaldırdı. Kümese doğru
baktı. Horozdan başka kimseyi göremedi. “ Tavuklar tünekte uyukluyorlar
olsa gerek “ diye düşündü. “Yaşasın! Bugün de horoz eti yiyeceğim “
dedi kendi kendine. Bulunduğu yerden ayrıldı. Parmaklarının ucuna
basarak kümese doğru yaklaştı.



Kırmızı tilkiyi kuyunun arkasına saklanırken görmüş ve Popsi’yi
haberdar etmişti. Sanki hiçbir şeyden haberi yokmuş gibi kafası yerde
yem yiyor gözüküyordu. Aslında tilkiyi göz hapsine almış, tilkinin her
hareketini kontrol ediyordu. Tilki kümes kapısının sürgüsünü çekti.
Hızla kırmızının üstüne yürüdü. Tam kırmızıyı tutmak için eğildiği anda
sağ gözünde bir şimşek çaktı. Kırmızının tek ayağı üstünde dönerek
vurduğu kanat tokadı tilkinin gözüne gelmişti. Tilki neye uğradığını
şaşırdı. Bu sırada Popsi saklandığı yerden yay gibi boşandı. Kümesin
kapısını kapattı. Kapıya kilidi taktı.Anahtarı kümesten dışarıya
attı.Kendisi için hiçbir kaçış yolu kalmayan tilki gerilemeye başladı.
Yalvarmak faydasızdı. Kendini savunmaya karar verdi. Popsi ile tilki
hırsla birbirlerine girdiler. Popsi tilkiye göre, çok iriydi ve çok
güçlüydü. Sonunda tilki Popsi’nin vurduğu yumruklarla pestile döndü.
Yere yığıldı, kendinden geçti. Popsi’nin tekrar tilkinin üstüne
atılmaya hazırlandığını gören Kırmızı Popsi’nin önüne geçti:



“ Dur bakalım!. Bu kadar ders ona yeter. Kümese girdiğin yerden
dışarıya çık, anahtarı bul, kapıyı aç. Yaptığım planın dışına çıkmamak
gerek. “



Daha sonra Kırmızı ile Popsi, tilkiyi götürüp ormana bıraktılar. Tilki
ancak iki gün sonra gece yarısı kendine gelebildi.Yüzü,gözü çürük
içindeydi. Her yanı ağrıyordu, arka ayakları tutmuyordu. “ Ölmemişim
buna da şükür “ dedi içinden. Tilki vücudunda sağlam kalan ne varsa
hepsini toplayıp sürüklenerek ormanın içlerine doğru uzaklaştı,
karanlıklarda kayboldu.


Toplam 268 kere okundu.



Bu Hikayeyi Sevdiklerinizle Paylaşın
Gönderen           Alıcı      
Gidecek e-posta
 
Hikaye Hane [- Aşk Sevgi Dostluk Dini İbretlik Komik Korku Duygusal Asker Hikaye ve Hikayeleri -]
HikayeHane.com 2007 Tüm Hakları Saklıdır
Bu sitede cinsel konulu hikayeler bulunmamaktadır.