Hikaye Hane [- Aşk Sevgi Dostluk Dini İbretlik Komik Korku Duygusal Asker Hikaye ve Hikayeleri -]
Hikaye Menü


Bursa Web Tasarım
Hikayeleri
genç
islam
Fireworks Dersleri
Bursa Emlak
gitarcı aslan
Ormanlar Kralı aslan bir varisi olmadığından yakınıyordu. Nedeni
bilinmezdi fakat hiç yavrusu olmamıştı. Bir erkek yavrusu olsa bir iki
yıla kalmaz kocaman olurdu. Şöyle yelesini savurarak boy boy dolaşırdı
ortalıkta. Ormana asayişi kontrol için çıktığında bir kükre dimiydi,
suçlular ve suç hazırlığı içinde bulunanlar saklanacak delik
aramalıydı. Neden sanki tacını, tahtını bırakacağı bir varisi yoktu.
Yakın akrabaları falan da yoktu ki, onlardan birini yanına alsın,
yetiştirsin, kendinden sonrası için kral olmaya hazırlasın. Kral
dediğin soylu olurdu, asil olurdu, öyle her önüne gelen krallık
yapamazdı. Tutsa alelade bir aslanı kendinden sonrası için vasiyet
etse, yeni kral beceriksiz çıkacak ve yönetim etkisiz kalınca da orman
karışıklığa, kargaşalığa, kaosa sürüklenecekti.



“ Hayır, gözüm arkada kalmamalı “ diye düşündü Ormanlar Kralı aslan. “
Soy kütüğümü tekrar kontrol etmeliyim. Hem bu defa öncekiler gibi
olmamalı, çok daha dikkatli davranmalıyım. Babamı, dedemi ve tüm
soyumu, sopumu en ince ayrıntılarına kadar incelemeliyim. Mutlaka
bulmalıyım, damarlarında asalet kanı taşıyan bir aslan mutlaka
bulmalıyım. ”



Ormanlar Kralı aslanın günlerce süren araştırması sonunda meyvesini
verdi. Dört nesil öncesinde krallık yapan aslan yerine büyük oğlunu
vasiyet edince küçük oğlu bu duruma üzülmüş ve çekip gitmişti. Onun çok
uzaklardaki Grandr Ormanı’na gittiği ve orada sakin bir yaşam sürmeye
başladığı belirtilmişti. Konu hakkında daha sonra ne olduğu gibi bir
bilgiye rastlanmıyordu. Ormanlar Kralı aslan tilkiyi huzuruna çağırdı
ve ona durumu anlatıp, Grandr Ormanı’nda araştırma yapmasını, eğer
varsa, akrabalarından genç ve yetenekli bir erkek aslanı alıp saraya
getirmesini emretti. Tilki tamamen sessiz iş görecek ve dışarıya bilgi
sızdırmayacaktı.



Tilki, Grandr Ormanı’na vardığında küçük bir kalabalık gördü.Bu
kalabalığın ortasında genç bir erkek aslan gitar çalıyordu. Tilki daha
önce gitar çalan bir aslan görmediği için çok şaşırdı. Pek de güzel
çalıyordu canım bu aslan gitarı. Gitar sesini yakından dinlemek için ön
sıraya geçmek lazımdı. Haydi ne duruyordu geçseydi ya ön sıraya. Tilki
kalabalığın arasından sıyrılarak ön sıraya geçti. İşte şimdi gitar sesi
kulağına daha bir hoş geliyordu. Bir süre bu gitarcı aslanın konserini
dinledikten sonra onun oldukça yetenekli olduğunda karar kıldı. Hani
gitarcı aslan hava karardıktan sonra konserini bitirip dinleyenlere
teşekkür edip kalkıp gitmese sabaha kadar onun çaldıklarını dinlemeye
razıydı. Bu kadar olurdu canım, bu kadar olurdu.



Tilki ertesi gün yoğun bir çaba içine girdi. Sağa gitti, sola gitti,
gezdi, dolaştı. Pek çok orman hayvanıyla konuşmalar yaptı. Ne yaptı
etti, sözü döndürdü, dolaştırdı, dört nesil öncesinde kral olan aslanın
küçük oğlunun ne olduğu, nasıl yaşadığı ve soyunun devam edip etmediği
sorularını onlara sordu. Konuya doğru dürüst bir açıklama getiren
yoktu. Hep ben ne bileyim, ben ne bileyim. Fakat iş dedikodu anlatmaya
geldi miydi fındık kırdırıyorlardı. Birbirlerinin arkasından
demediklerini bırakmıyorlardı. Dedikodu kötü bir alışkanlıktı, bunu
bari bilselerdi ya..



Tilkinin Grandr Ormanı’ndaki araştırması on gün devam etti. Sonunda bir
yaşlı aslan konuyu aydınlığa kavuşturdu. Kraliyet ailesinden şu anda
hayatta olan bir aslan kalmıştı. O da gitarcı aslandı. Tilki için
gitarcı aslanı bulmak zor olmadı. Yine aynı yerde konser veriyordu.
Tilki konser sona erdikten sonra gitarcı aslanın yanına giderek,
Ormanlar Kralı aslan tarafından buraya gönderildiğini, kralın kendisini
konser vermek için saraya davet ettiğini söyledi. Bu teklifi kabul eden
gitarcı aslan, ertesi gün tilki ile birlikte yola çıktılar.



Saraya varınca tilki gitarcı aslana kalacağı odayı gösterdikten sonra
kralın huzuruna çıktı ve en başından başlayarak olanları anlattı.
Damarlarında asalet kanı taşıyan genç ve yetenekli bir erkek aslan
nihayet bulunmuştu. Fakat şu gitar çalma işi kralı hem şaşırtmış, hem
de düşündürmüştü. Nereden aklına gelmişti bilmem ki bu aslanın gitar
çalmak? Akşam yemeği sarayın yemek salonunda yendikten sonra gitarcı
aslan konserine başladı. Sanki sihirli bir el gitarın telleri üzerinde
dolaşıyordu ve dinleyenler bu tellerden çıkan nağmelerle
büyüleniyorlardı. Bazı bazı gitarcı aslan sesiyle de iştirak ediyordu
bu nağmelere ve gerçekten büyüleyici bir tablo ortaya çıkıyordu.



Günler günleri kovaladı. Geçen günlerle birlikte kral gitarcı aslanı
tanıdıkça daha bir sevdi. Asildi, soyluydu, bilgiliydi, kültürlüydü,
saygılıydı. Daha ne olsundu canım aynı zamanda kuzeniydi ya bu gitarcı
aslan.Yerine vasiyet ederdi olur biterdi.Ama bunu ona nasıl
söyleyecekti. İşin en zor tarafına sıra gelmişti. Günler geçip gidiyor
fakat kral bir türlü ona söyleyemiyordu. Sonunda kral bir gün cesaret
bulup her şeyi olduğu gibi anlattı.



“ İşte soy kütüğü burada. İşte şunlar dört nesil öncesinde
dedelerimizin adları. Benim dedem kral tarafından vasiyet edilince,
senin deden Grandr Ormanı’na gitmiş. Onun soyundan sadece sen
yaşıyorsun. Yani sen benim kuzenim oluyorsun. Benim tahtımın, tacımın
tek varisi sensin. “



Kralın anlattıkları gitarcı aslanı hiç şaşırtmadı. Zaten o bütün
bunları babasından defalarca dinlemişti. Her şeyi bildiğini krala
söyledi. Kral, gitarcı aslanı açık sözlülüğünden dolayı kutladı. Çünkü
gitarcı aslan her şeyi bildiği halde bildiğini söylemeyiverse hem
kendini aldatmış sayılırdı, hem de kralı. Kral bunun farkındaydı ve
böylesine mert bir aslanın varisliği kabul etmesinden kıvanç duydu.



Yazan: Serdar Yıldırım




Toplam 301 kere okundu.



Bu Hikayeyi Sevdiklerinizle Paylaşın
Gönderen           Alıcı      
Gidecek e-posta
 
Hikaye Hane [- Aşk Sevgi Dostluk Dini İbretlik Komik Korku Duygusal Asker Hikaye ve Hikayeleri -]
HikayeHane.com 2007 Tüm Hakları Saklıdır
Bu sitede cinsel konulu hikayeler bulunmamaktadır.