Hikaye Hane [- Aşk Sevgi Dostluk Dini İbretlik Komik Korku Duygusal Asker Hikaye ve Hikayeleri -]
Hikaye Menü


Bursa Web Tasarım
Hikayeleri
genç
islam
Fireworks Dersleri
Bursa Emlak
fırçala dişlerini
“ Yaşasın! Şükrü yine çikolata yemeye başladı. Biz sevinmeyelim de
kimler sevinsin. Aramıza yeni arkadaşlar katılacak. Çalışmalarımız daha
bir hızlanacak. İyi ki Şükrü ağız sağlığının, dişleri korumanın, diş
fırçalamanın önemini bilmiyor. Bilseydi biz burada Şükrü’nün dişlerine
elimizden geldiğince zarar verebilir miydik? Şükrü’nün dişlerini
kemirebilir, bir daha asla eski durumuna getirilemeyecek şekilde tahrip
edebilir miydik? “



“ Haklısın mikrop kardeş. Şükrü her yemekten sonra, bırak her yemeği
her akşam yatmadan önce dişlerin mutlaka fırçalanması gerektiğini
bilseydi, sen o soruları bana soramayacak ve biz şimdi burada
olmayacaktık. “



“ Ne o? Neden birden durgunlaştın? Sanki Şükrü’nün bilgisizliğine
üzülüyormuş gibi bir halin var. Şükrü dişlerini fırçalamıyorsa suç
bizim mi yani? Fırçalamasa daha iyi değil mi? Baksana güzel güzel
Şükrü’nün dişlerini kemirip duruyoruz. Hem sen elini biraz çabuk tut da
Şükrü’nün azı dişinde açmaya çalıştığın o kanalı biraz genişletip içine
yuvanı kur. Yeni gelenlerle sayımızın artacağının farkındasın sanırım.
Sonra işsiz kalırsın bilmiş ol. “



“ Kim işini kaybedecekmiş? Yok daha neler. Bu azı dişi ötekilerden daha
büyük ve geniş olduğu için ben size göre daha ağır çalışıyormuş gibi
görünüyorum. Oysa her şey apaçık ortada. En hızlı çalışan benim ve en
geniş yuva benim yuvam. “



“ Hah hah ha…Güleyim bari. En geniş yuva senin yuvan demek ki? Peki
kabul. Teori olarak gayet güzel. Bu teoriyi bana nasıl ispat edeceksin
bakalım. İşte ben kendi yuvama rahatlıkla sığışıyorum. Sen bırak
sığışmayı o minnacık yere kafan girmez, kafan. “



İki mikrop arkadaş bu şekilde konuşmalarını sürdürürken arkalarında
durmakta olan baş mikrobun farkında değillerdi. Baş mikrop: “ Hey, siz
ikiniz! Kesin konuşmayı. Kendinizi nerede sanıyorsunuz? Canımı sıktınız
benim. İkinizden biri fazla burada. En hızlı çalışanınız burada kalır,
öteki gider. Açılın bakalım şöyle, yaptığınız işi görelim. “ Baş mikrop
gerekli kontrolü yaptıktan sonra ikinci mikrobun işine son verdi.
Yerine gelen mikropların en irisini, en güçlüsünü getirdi. Baş mikrop
ikinci mikrobu götürdükten sonra yeni gelen çalışma arkadaşının hırsla
işe giriştiğini, Şükrü’nün azı dişini hızla oymaya başladığını gören
birinci mikrop heyecanlı bir şekilde bağırdı:



“ Yaşşa kocaman! Parçala Şükrü’nün dişlerini. Hiç acıma Şükrü’ye.
Hepimiz elele verelim, tüm gücümüzle çalışalım da en kısa zamanda
dişlerden bir tanesini bile sağlam bırakmayalım. Şükrü’nün dişlerinin
hepsi çürüyüp gidecekse kabahat kimin? Fırçalasaydı efendim Şükrü
dişlerini, bizleri dişleri arasında barındırmasaydı. Yaptığımızdan
dolayı kimsenin bize kızmaya hakkı yok. Biz mikrobuz, işimiz bu.”



Yeni gelen mikrop birkaç ay içinde üzerinde çalıştığı azı dişinin iç
kısımlarına ulaştı. Burası dişin sinir uçlarının bulunduğu bölümdü. Ne
yazık ki, o diş ağrımaya başladı. Bu ağrının cefasını dişlerini
fırçalamayan Şükrü çekecekti. Şükrü bir gün evlerinin yakınındaki
arsada oynarken dişi yine ağrımaya başladı. Arkadaşlarından izin alan
Şükrü oyunu bıraktı ve bir eliyle çenesini tutarak evine doğru yürümeye
başladı. Attığı her adımda ağrının giderek fazlalaşması ve dayanılmaz
duruma gelmesi sonucu, kendini çok sıkmasına karşın Şükrü ağlamasına
engel olamıyordu.





Karşıdan gelmekte olan genç bir adam Şükrü’nün ağladığını görünce durdu
ve ona neden ağladığını sordu. Şükrü dişinin çok ağrıdığını, günlerdir
bu ağrıların kendisine rahat ve huzur vermediğini, ağrılar yüzünden
geceleri uyuyamadığını, ağrıların bazen kendiliğinden yok olduğunu
fakat birdenbire tekrar başladığını ağlayarak anlattı. Genç adam
çocuğun bu derece acılar içinde kıvranmasına göz yummadı. Şükrü’nün
elinden tutarak onu en yakın dükkana götürdü ve bir diş macunu ile bir
diş fırçası aldı. Dükkanın önündeki çeşmede Şükrü’nün dişlerini
fırçalamasına yardımcı olan genç adam, Şükrü’nün dişinin ağrısının
geçtiğini söylemesi üzerine:



“ İşte Şükrü, diş fırçalamanın ne kadar yararlı olduğunu kendi
gözlerinle gördün. Çikolata, şeker ve yenen her şeyden sonra ağızda
dişler arasında kalan artıklar, kırıntılar kısa zamanda kimyasal
değişime uğrayarak aside dönüşür. Bu asit içinde pek çok türden mikrop
bulunur. Bu mikroplar diş minelerine büyük zarar verir, onları yavaş
yavaş oymaya başlar. Eğer biz dişlerimizin çürümemesini, ağrımamasını
istiyorsak yemek yedikten sonra dişlerimizi fırçalamalıyız “ diyerek
Şükrü’yü evinin önüne kadar getirdi.



“ Sakın unutma Şükrü, her yemekten sonra dişlerini fırçala. Şimdi sana
iyi günler dilerim. “ Bunun üzerine Şükrü, sevinçle: “ Çok teşekkür
ederim Serdar Abi. Bundan sonra dişlerimi devamlı olarak
fırçalayacağım. Size de iyi günler “ diyerek evine gitti.



Yazan: Serdar Yıldırım

Toplam 371 kere okundu.



Bu Hikayeyi Sevdiklerinizle Paylaşın
Gönderen           Alıcı      
Gidecek e-posta
 
Hikaye Hane [- Aşk Sevgi Dostluk Dini İbretlik Komik Korku Duygusal Asker Hikaye ve Hikayeleri -]
HikayeHane.com 2007 Tüm Hakları Saklıdır
Bu sitede cinsel konulu hikayeler bulunmamaktadır.