Hikaye Hane [- Aşk Sevgi Dostluk Dini İbretlik Komik Korku Duygusal Asker Hikaye ve Hikayeleri -]
Hikaye Menü


Bursa Web Tasarım
Hikayeleri
genç
islam
Fireworks Dersleri
Bursa Emlak
keloğlan zenginler ülkesinde
Zaman zaman içinde, zaman saman içinde, saman duman içinde, yaman bir
Keloğlan yaşarmış. Bu Keloğlan çok çalışkanmış. Çok çalışır, çok
kazanırım umuduyla köyünden ayrılmış, şehre çalışmaya gitmiş. Günler,
haftalar, aylar birbirini kovalamış, fakat Keloğlan istediğini bir
türlü elde edememiş. Şehirde iş varmış var olmasına da bulduğu işler
sürekli olmazmış. Beş gün çalışır, üç gün boş gezer, bir hafta çalışır,
on gün boş gezer iş ararmış. Çalıştığı günler biraz para arttırırmış,
boş gezdiği günlerde bu para ile geçinirmiş. Sonuçta sıfıra elde var
sıfır. Ne uzar ne kısalırmış. İstermiş ki, devamlı çalışacağı bir işi
olsun, para biriktirsin. Şöyle kocaman bahçeli bir evi olsun. Evin
içine yeni eşyalar alsın, giyinsin, kuşansın. Bayram günlerinde bile
hep aynı elbiseyi giymek zorunda kalmasın.



Ülkesinde hangi şehre gitse bu durumun değişmeyeceğini düşünmüş.
Çocukluğundan beri bolluk ve refah ülkesi diye adını sıkça duyduğu
Zenginler Ülkesi’ne gitmek üzere yollara düşmüş. Günlerce, haftalarca
yol yürümüş. Sonunda Zenginler Ülkesi’ne varmış. Uğradığı ilk köyün
girişinde evinin kapısı önüne kurduğu çardak altında oturan bir adama
rastlamış. Keloğlan adama uzun yoldan geldiğini, çalışmak istediğini,
iş aradığını söylemiş. Adam, Keloğlan’a dik dik bakmış ve sinirli bir
şekilde sormuş: “ İş bulup da ne yapacaksın? “

Keloğlan: “ Çalışıp para kazanırım “ demiş.

Adam otururken birden dizlerinin üzerinde doğruluvermiş. Öncekinden
daha da sinirli bir şekilde: “ Parayı ne yapacaksın? “ diye sormuş.
Adamın son sözüne Keloğlan çok bozulmuş. Şöyle bir yutkunmuş. O anda
aklına geleni söylese kavgaya neden olacağını düşünüp vazgeçmiş. Sakin
bir şekilde: “ Kazandığım para ile temiz elbiseler alırım. Bağ-bahçe
alırım. Ev alırım. Yeni eşyalar alırım. Mal sahibi olurum. Para ile
başka ne yapılır ki? “ demiş.



Keloğlan’ın cevabına adam kahkahalarla gülmüş. “ Sen çok yaşa emi
Keloğlan “ demiş. “ Yıllar var ki, ne ağladım ne güldüm. Sen beni
güldürdün, ben de seni güldüreyim. Bak Keloğlan, bizim ülkeye Zenginler
Ülkesi derler. Bu ülkede para kullanılmaz. Zaten her ihtiyacın
karşılanır.



Burada her şey pek boldur

Dere akar paldır küldür

Elma, armut daldan düşer

Çardak altında uyunur.



Giysilerim temiz urba

Dert ve keder yoktur burada

Ekmek, yemek bedavadır

İşte lokantamız şurada.



Karşıdaki evde oturan komşu şehre taşındı. Orada sen otur istersen.
Satın alma yok, kira yok. Her ay yeni elbise, ayakkabı dağıtılıyor.
Günde üç öğün köy lokantasında bedava yemek veriliyor. Bahçede meyve
ağaçları, ceviz ağaçları pek boldur. Ye, iç, yat, keyfine bak. “



Keloğlan o gün eve yerleşmiş. Durup dururken ev-bark sahibi oluvermiş.
Adamın çardağının karşısına kendi de bir çardak kurmuş. Akşama kadar
yan gelmiş yatmış. Akşam yemeğine komşusuyla beraber gitmişler. Sofrada
yok yokmuş. Etli yemekler, kavurmalar, tatlılar, pilavlar, hoşaflar
çeşit çeşitmiş. Keloğlan şimdiye kadar böyle bir sofra görmemiş.
Aksırıncaya, tıksırıncaya kadar yemiş, içmiş. Sofra başında
baygınlıklar, fenalıklar geçirmiş. Keloğlan’ı zorla sofradan
uzaklaştırmışlar. Evine getirip yatağına yatırmışlar. Keloğlan o gece
sabaha kadar uyumuş. Sabah kahvaltısına yine komşusuyla beraber
gitmişler. Ballı-börekli, pastalı-çörekli kahvaltı yapmışlar. Sonra
evlerine gelip çardak altında oturmuşlar. Öğlen oldu haydi yemeğe,
akşam oldu haydi yemeğe, sonra yatıp uyumaya, bu böyle tekdüze şekilde
aylarca sürmüş. Keloğlan gün geçtikçe kilo almış, şişman bir oğlan
olmuş. Keloğlan adı unutulmuş. Köydekiler kendisini Şişmanoğlan diye
çağırmaya başlamışlar.



Bir gece evinde uyurken rüya içinde rüya görmüş. Her çeşit yiyecek ve
içeceğin bulunduğu büyük bir sofrada kendisini yemek yerken görüyormuş.
Yemiş içmiş, yemiş içmiş, içtikçe şişmiş, şiştikçe şişmiş, sonunda boom
diye patlamış ve yerlere yayılmış. Bu durumu acıma duygusu ile seyreden
Keloğlan’mış. Şişmanoğlan’a doğru çok sert bir hareketle hızla dönmüş.
Kaşlarını çatmış:



“ İşte gördün Şişmanoğlan. Rüya içinde gördüğün rüya bitti. Şimdi ben
senin asıl rüyanım. Böyle bol bol yiyip bel bel bakınmaya, yan gelip
yatmaya devam edersen sonunun ne olacağını anladın. Eskiden sen de
benim gibiydin, Keloğlan’dın. Kuvvetliydin, çeviktin, çalışkandın. Ya
şimdi şu haline bak. Parmağını bile kıpırdatmak sana zor geliyor.
Sorarım sana aylardır bu Zenginler Ülkesi’ndesin. Ne kazandın sanki?
Dur, hiç boşuna düşünüp de yorulma. Cevabını söyleyeyim: Hiçbir şey
kazanmadın, ayrıca sağlığını kaybettin. Bana bak Şişmanoğlan. Benim
canımı sıkma. Ya eski günlere geri dönersin, ya da her gece rüyalarına
girer, bu sopayla seni döverim “ demiş, sopayı kaldırmış ve
Şişmanoğlan’a vurmaya başlamış. Şişmanoğlan gördüğü korkulu rüyadan
feryat ederek uyanmış. Ter içindeymiş, her tarafı ağrıyormuş.



“ Akşam yemeğinde haddinden fazla pilav yemiştim. Bu korkulu rüyayı
görmemin sebebi bu herhalde “ demiş kendi kendine. Rüyasında gördükleri
hatırına gelmeye başlamış. Sonunda, rüyasındaki Keloğlan’ın
söylediklerinin mutlak doğru olduğuna karar vermiş. Açıklamasını ise
şöyle yapmış: İnsanın mutlaka çalışması lazım geldiği, çalışmadan
yaşamanın tembellik olduğu, tembelliğin insanı bunalımlara sevk
edeceği, bunalımın ortaya çıkış biçiminin insandan insana
değişebileceğini, kendisinde bu durumun bol bol yemek yeme şeklinde
meydana geldiğini ve bunun sonucu olarak şişmanladığının bilincine
vardığını, bu zor durumdan kurtulmanın tek yolunun yeniden çalışmaya
başlamak olduğunu anlamış.



Bu durumu bir kağıda yazıp, bu kağıdı defalarca okumalarını, yaptıkları
yanlışı fark etmelerini rica etmiş. Kağıdı yatağının üzerine bırakmış.
Sabah güneş doğarken bir daha dönmemek üzere Zenginler Ülkesi’ne veda
edip memleketine, evvelce yaşadığı şehre doğru yollara düşmüş. Eskiden
olduğu gibi, çalışkan günlerin yakın olduğunu biliyor, hayalinde tığ
gibi Keloğlan’ı görür gibi oluyormuş.



Yazan: Serdar Yıldırım

Toplam 280 kere okundu.



Bu Hikayeyi Sevdiklerinizle Paylaşın
Gönderen           Alıcı      
Gidecek e-posta
 
Hikaye Hane [- Aşk Sevgi Dostluk Dini İbretlik Komik Korku Duygusal Asker Hikaye ve Hikayeleri -]
HikayeHane.com 2007 Tüm Hakları Saklıdır
Bu sitede cinsel konulu hikayeler bulunmamaktadır.