Hikaye Hane [- Aşk Sevgi Dostluk Dini İbretlik Komik Korku Duygusal Asker Hikaye ve Hikayeleri -]
Hikaye Menü


Bursa Web Tasarım
Hikayeleri
genç
islam
Fireworks Dersleri
Bursa Emlak
Nur İle Ego

Doktor Wayne W. Dyer’in hikayesinden

uyarlanmış bir anektod..


Henüz ana rahminde, dünyaya gelmeyi bekleyen bir çift bebeğin

hallerini zihninizde canlandırmaya çalışın.. Bu bebeklerin isimlerinin “Nur ve “Ego” olduğunu düşünelim. Ana rahminde

iki kardeşin arasında şöyle bir konuşma geçiyor;

Nur, Ego’ya şöyle diyor;

“Ego, senin için bunu kabul etmenin zor olacağını biliyorum

ama söylemek istiyorum. Ben buradaki yaşamımızın sona

ermesiyle herşeyin sona ermeyeceğine ve

-doğumdan sonra yaşam-

olduğuna inanıyorum.”

Ego hemen karşılık verir;

“Amma saçmaladın! Buradan sonra ne yaşamı? Öyle bir

yaşama gidip-gelen mi var! Sen hiç etrafına bakmıyorsun galiba.

Yaşam bu işte, herşey burada. Ne varsa, zaten çevrende

hepsini görüyorsun. Niye durmadan bu gördüğünün ötesinde

birşeyler olması gerektiğini duşunuyorsun ki? Biraz gerçekçi

ol, bu dünyayı ve yaşamı olduğu gibi kabul etmeye çalış.

Aklın varsa, burada rahatına bak ve şu

-doğumdan sonra yaşam-

hayallerini de kafandan at.


Nur, çaresiz susar ve bir süre sessizce bekler. Ama içinden

gelen seslenişe karşı uzun süre duyarsız kalamaz ve yeni

birşeyler söylemekten kendini alamaz;


“Ego, seni çıldırtmasın ama, şimdi söylemek istediğim bir şey

daha var. Ben ayrıca, bizim bir annemiz oludğuna da inanıyorum.”


“Anne mi?” diye alaycı bir kahkaha attı Ego.

“Böyle saçmalıkları nereden çıkartıyorsun sen? Anne ha! Hiç

gördüğümüz var mı bu anneyi? Şu an gördüklerinin ötesinde

neden birşeyler aradığını anlamıyorum. Gerçekleri olduğu gibi

kabul etsene. Şimdi bir de “Anne” fikri çıktı başımıza! Bak burada

sen ve ben, ikimiz varız sadece. Bir gerçek arıyorsan, işte

gerçek bu, gerçek burası. Akıllı ol, şu kordona iyi tutun ve

karnını iyi doyurmaya bak. Uslu uslu köşende dur,

böyle abuk-sabuk şeyler çıkartıp durma. Ben sana garanti

veriyorum, buradan başka hayat yok, anne-manne diye

birşey de yok.”


Nur, istemese de Ego ile konuşmaya bir son verir. Ne fayda,

bir süre sonra içinden gelen ses onu yine rahat bırakmaz. Bu

kez adeta yalvarırcasına bir kez daha şansını denemek ister

ve konuşmaya başlar;


“Ego, lütfen şu söyleyeceklerimi karşı koymadan dinle.

İkimizin de devamlı yaşadığı şu kasılma ve baskılar var ya,

bazen bizi bir o yana bir bu yana iten, durmadan yerimizi

ve halimizi değiştiren zorluklar, hissettiğimiz bu hareketler..

Sanırım biz büyüdükçe bunlar doğal olarak gerçekleşiyor

ve inanıyorum ki bu zorluklar bizim harika bir -aydınlığa-

çıkacağımızın işareti ve bizi oraya hazırlıyorlar. Muhtemelen

çok yakında o aydınlığın nasıl birşey olduğunu kendi

gözlerimizle göreceğiz.”

“Senin tamamen kafayı oynattığına şimdi emin oldum”

der Ego. “Yahu, senin hayatın boyunca gördüğün tek şey bu

karanlık dünya. Aydınlık diye birşeyi nerede gördün? Böyle

birşeyi nereden hayal ediyorsun? Bu yaşadığın zorluklar

ve mücadeleler, hayatın gerçekleri. Sen etten-kemikten

ibaret, herşeyden ayrı tek başına bir canlısın. Bu da senin

yaşam yolculuğun. Karanlık, baskılar ve zorlanmalar yaşam

demektir. Yaşam bir mücadeledir, yaşadığın sürece hayatta

kalmak için mücadele etmek zorundasın. Şimdi lütfen

kordonuna iyi tutun da, uslu uslu karnını doyurmaya bak.”


Nur, çaresiz köşesine çekilir ve sessizce bekler. Ama sonunda

yine karşı koyamaz içinden gelen seslenişe;


“Ego, sana son birşey daha söyleyeceğim ve ondan sonra da

artık seni asla rahatsız etmeyeceğim.”


“Söyle bakalım” der Ego, alaylı bir gülümsemeyle.


“Bu baskı ve zorluklar bizi sadece o olağanüstü aydınlığa

çıkmaya hazırlamıyor. Aynı zamanda o aydınlığa erdiğimizde,

eminim annemizi yüzyüze bizzat görüyor olacağız ve

onu görebilmek buradaki hiçbir şeye benzemeyen bir

heyecan ve haz verecek bize. Şimdiye kadar gördüklerimizin

ve yaşadıklarımızın çok ötesinde birşey bu”


Ego gülümsemeye devam eder;


“O sözünü ettiğin aydınlığı gidip gören mi var? Anne diye biri

var ve biri o sözünü ettiğin aydınlığa gidip annesini görmüş,

gelip sana anlatmış gibi konuşuyorsun.

Senden tamamen ümidi kestim Nur. Sen tam bir kaçıksın!”


Toplam 289 kere okundu.



Bu Hikayeyi Sevdiklerinizle Paylaşın
Gönderen           Alıcı      
Gidecek e-posta
 
Hikaye Hane [- Aşk Sevgi Dostluk Dini İbretlik Komik Korku Duygusal Asker Hikaye ve Hikayeleri -]
HikayeHane.com 2007 Tüm Hakları Saklıdır
Bu sitede cinsel konulu hikayeler bulunmamaktadır.